Seçim bölgesi Malatya'da temaslarını sürdüren Veli Ağbaba, Mimarlar Odası Malatya Şubesini ziyaret etti.  

Ağbaba, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın “Düzenli olan göçmenlerle ilgili olan meselelerimiz var. Onlarla da ilgili kamuoyunda beklenilen, iş dünyasında beklenilen açılımlar yapmakla ilgili hazırlıklarımızı tamamladık" açıklamasına ilişkin, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin önümüzdeki yüzyılda en büyük meselesi, bu mülteci meselesi. Türkiye maalesef Avrupa'nın çıkarları, 3-5 kuruş para almak ve siyaseten kullanmak için Avrupa'nın göçmen deposuna getirilmiştir. Suriye ve Afganistan'dan gelen göçmenler, Türkiye'ye kalmak için değil Avrupa'ya gitmek için geliyorlar. Sınır kapılarımız açık ama Avrupa sınır kapılarımız kapalı. Niye, bir Almanya, Merkel ile yapılan anlaşma var, para alıyor. İki, Avrupa Birliği Türkiye'deki siyasete, hukuk ihlallerine, yargı bağımsızlığına, insan haklarına, basın özgürlüğüne müdahale etmemesi için o mülteciler burada duruyor. Mülteci meselesi, bu dönemde yaratışmış bir meseledir. Bu mesele Türkiye'deki binlerce, on binlerce, yüz binlerce, milyonlarca işsiz varken Suriye meselesi çözülemez. Kayseri olaylarını gördük. Büyük bir gerginlik var. Yapılması gereken şey; Esad ile görüşüp, bu mültecileri evlerine göndermektir. Türkiye'nin hem sosyolojik hem kültürel hem de ekonomik olarak en büyük meselesi, mülteci meselesidir. Sayın Ali Yerlikaya'nın da söylediği sözlerin içi boştur. Bu mesele kökünden çözülmelidir. Mülteciler ülkelerine gönderilmelidir. Yani sen işverene 'İş ver' diyerek, kayıt dışı çalıştırarak bu meseleyi çözemezsin. Kayseri ve Türkiye'nin çeşitli illerindeki olaylar belli. Bir kıvılcıma bakıyor, bu kıvılcımın atılmasını istemiyorsanız lütfen Suriyeli mültecileri evlerine gönderin ve artık yeni mülteci kabul etmeyin. Hala Afganistan'dan, Suriye'den mülteci gelmeye devam ediyor. Bu meselenin çözümü net; Suriyelilerin ülkelerine gönderilmeleri lazım”  

Aylin Cesur, İYİ Parti'den İstifa Etti Aylin Cesur, İYİ Parti'den İstifa Etti

Sinan Ateş suikasti davasına yönelik değerlendirmelerde de bulunan Ağbaba, şöyle devam etti: 

"Bir mafya düzeni var"

"Sinan Ateş davasında bir hukuk düzeninde olmayacak olaylar yaşanıyor. Buna bir hukuk düzeni demek de mümkün değil bu bir mafya düzeni. Başka bir açıklaması yok. Ankara'nın göbeğinde bilinen bir isim öldürülüyor. Tetikçi önce kendisini vurmakla övünüyor, ardından "Ayaklarına sıkmak için geldim" diyor. Ülkü Ocakları'nda bir başkan yardımcısı, gazetecileri tehdit ediyor, "bu dolma kalem değil kurşun kalem, ne zaman geleceği belli olmaz" diyor ve kurşun paylaşıyor. Bunlar hukuk düzeninde olabilecek şeyler değil. Bunlar mafya düzeninde olabilecek şeyler. Sinan Ateş davasında beş gün boyunca bir tiyatro yaşandı. Maalesef üstü örtülmek istenen, azmettiricileri korunmaya çalışılan bir dosya ile karşı karşıyayız. Türkiye'de hiç kimsenin Sinan Ateş yargılamasıyla ilgili olumlu bir şey yok. Bir mafya düzenin olduğunu tekrar söyleyebiliriz.”

Veli Ağbaba, asgari ücrette artış yapılmamasını de eleştirerek, şunları kaydetti:

"Geçtiğimiz hafta partimiz Gebze'de bir miting yaptı. Türkiye'de enflasyon rakamları TÜİK rakamlarına göre yüzde 70 seviyesinde. Maalesef asgari ücrette şöyle bir şey var; veren için yüksek alan için düşük. Bu mesele asgari ücrete zam yapılarak çözülebilir. Asgari ücretle ilgili taleplerimiz devam edecek ancak ülkedeki ekonomik koşullar, toplumun geniş kesimlerini yoksullaştırırken artık orta sınıf diye bir şey kalmadı. 10 bin TL maaşla geçinmeye çalışan emekli var. Haftaya Çarşamba günü Plan ve Bütçe Komisyonu'na tasarruf paketi geliyor. Maalesef tasarruf edilirken, hep fakir fukaradan tasarruf ediliyor. Büyük bir karadeliğin içerisinde Türkiye boğuşmaya devam ediyor. Asgari ücreti yükseltmemek ve emekliye zam vermemek bir siyasi tercihtir."